Bu blog bir insanın gidemediği enteresan yerleri anlatmasından oluşur. Diğer gidemeyen anlatıcıların bloglarından farkı; bir nebze de olsa adı sanı duyulmamış, haritada yeri "çat!" diye gösterilemeyen yerlerden oluşmasıdır. Bu garip yerlerin listesini sağ taraftan görebilirsiniz. Ha, blog sahibi buralara bir gün gidecektir, orası kesin. O gün hangi gün, işte onu bilemiyoruz...

18 Ocak 2015 Pazar

Kiribati

Bu sefer gidemediğimiz bu yere keşke hemen gidebilseydik zira yakın zamanda küresel ısınma dolayısıyla yeryüzünden silinecek olan cennet parçalarından birini ziyaret edeceğiz. “Yeni yıla ilk onlar girdi!” haberlerinin vazgeçilmez objesi, ismini duyanın “bizim bir arkadaş gitti geçen oraya” dediğine henüz şahit olamadığım Kiribati, Gidemediğim Yerler’in bu seferki gururlu konuğu. Ukalalık yaptığıma bakmayın, benim bile Kiribati ismini duyduğumda Afrika’da sanmışlığım var ki dünyanın garip bölgeleri konusunda bayağı bilgili görürüm kendimi.

Kaynak: Wikipedia

Tatil köyü bayrağına sahip olan ve bit kadar toprağı olsa da bayağı geniş bir alanı kaplayan Kiribati, Pasifik devletlerinin ne yazık ki en az popüler olanlarından biri. Hatta Dünya Turizm Organizasyonu UNWTO raporlarında dünyanın en az turist tarafından ziyaret edilen ülkeleri sıralamasında başa oynuyor.

Kaynak: Kiribati Climate Change
Tam anlamadıysanız burada biraz daha ayrıntılı hali var.

Kaynak: Kiribati Holidays

Ülkenin ismi Kiribati olsa da Kiribas diye telaffuz ediliyor. Bunun sebebi de büyük ihtimalle Gilberts kelimesinden gelmesi. Ülkenin İngiliz egemenliği altındayken sahip olduğu isim olan Gilbert Adaları ismi, kaşif Thomas Gilbert’tan geliyor. 1788’de adaları haritaya geçiren Gilbert’ten önce ise Melanezyalı ve Polinezyalı yerliler yaklaşık 4000-5000 yıldır bu güzel adalarda keyifle yaşıyorlarmış.
Kaynak: Maph.org

Adalar keşfedildikten sonra klasik hikâyeler gerçekleşmiş. Misyonerler, kâşifler, kaçakçılar ve zaman zaman da köle tacirleri bu bölgeye sıkça gelmiş. 1892’de ise Gilbert Adaları Britanya egemenliğine resmi olarak girmiş. Adaların 1979’da bağımsızlığına kavuşmasına kadar olan dönemde yaşanan en önemli olaylardan birisi de 2. Dünya Savaşı sırasında Japonya ve Amerika’yı karşı karşıya getiren Tarawa Savaşı. Amerikalıların Pasifik adalarına çıkartma yaparken ilk kez ciddi Japon tehdidiyle karşı karşıya gelmesine sebep olan bu savaş yalnızca 76 saat sürmesine rağmen 6.400 kadar kişinin canına mal olmuş. Merak edenler için, Amerika kazanıyor. Gerçi 35.000 kişilik Amerikan deniz piyadesi gücüne karşı 2.600 asker ve 2.200 inşaat görevlisinin yer aldığı Japon tarafının mucize yaratması gerekirdi kazanmak için.

Kaynak: ww2today.com

Gelelim günümüze. Bugün Kiribati’de 2 önemli merkez bulunuyor. Bunlardan biri Gilbert Adaları’nda yer alan ve başkenti barındıran Tarawa, diğeri ise Line Adaları’nda yer alan ve ülkenin ünlü adalarından biri olan Kiritimati (evet, Christmas’tan geliyor.) adası.

Kaynak: Flickr / Luigi Guarino
Aslında bir atol olan Tarawa’nın güneyi Kiribati’nin başkentliğini üstlenmiş, buna karşılık kueyinde yol bile yok. Güney kısmında yönetim merkezleri, okullar, en önemli kiliseler ve kültürel yapılar yer alıyor ve Kiribati’nin toplam nüfusunun yarısı burada yaşıyor. Nüfus yoğunluğu maalesef kıtlığı, özellikle içme suyu kıtlığını da beraberinde getiriyor. Yazının başında bahsettiğim sulara gömülme mevzusu da ne yazık ki buna daha da kötü etkide bulunup deniz suyunun tatlı suya karışmasına neden oluyor. Zaten özünde çok da fazla bir tatlı su kaynağı yok, yağmur birikintileri falan işte genelde.

Kaynak: Wikipedia  Ağaçlar ve deniz arasındaki mutlu günler sona erse de hala güzel.





Suların yükselmesi ve adalardan bazılarının 50, bazılarının ise 100 yıl içerisinde tamamen yeryüzünden silinmesi tehdidi üzerine 2008’de Kiribati yetkilileri Avustralya ve Yeni Zelanda’ya “kalıcı göçmenlik” için başvurmuş. Aynı zamanda 2012 yılında hükümet Fiji’nin en büyük adalarından birinden 2.200 hektar toprak satın almış. Nisan 2013’te ise Kiribati başkanı Anote Tong, yavaştan herkesin toplanması ve başka yerlere göç etmeye başlaması mesajını vermiş.

Kaynak: kiribati2011-june    Adanın en yüksek yeri 3 metre olunca suların yükselmesi hiç hoş olmuyor haliyle.
Kiritimati yani Christmas adası ise dünyanın en büyük mercan resifi olmasının yanı sıra İngiltere ve ABD’nin nükleer denemelerine de sahne olmuş bir bölge. Bugünse klasik anlamda turistik pek yer olmasa da özellikle dalış ve doğa gezisi için inanılmaz güzellikler sunuyor. Adanın 4 yerleşim bölgesinden üçünün ismi London, Banana ve Poland. Bir de Paris varmış ama orası artık harabe halinde maalesef.

Kaynak: Flickr / warrenjackson
Kaynak: Flickr / warrenjackson

Peki, Kiribati’de ne göreceksiniz? Resort olmamış tropik bir ada manzarası, gerçekten el değmemiş plajlar, kendi hallerinde yaşayıp belki de kendi dertlerine yanan bir halk, turizm merkezi olmayan takımadalar, muhteşem bir dalış ve doğa deneyimi Kiribati’yi ziyaret etmeniz için yeterli değil mi? Turistik tesis arıyorsanız Tarawa’nın güneyinde 3-4 tane bulabilirsiniz ama lüks otellerden ziyade bungalov tarzında yerler göreceksiniz. Suya batan adalar topluluğu dev otel zincirleri için pek sağlıklı bir yatırım olarak görülmemiş olsa gerek. Bu arada Kiribati halkının yanı I-Kiribatilerin dünyanın en konuksever ve güler yüzlü halkı olduğunu söyleyen gezginlere kulak verin derim.

Kaynak: widescenes.com

Ama nasıl gideceğiz? İşte orası zor biraz. Skyscanner sonuç çıkaramadı, öyle diyeyim. Kayak.com da. Ama bu bizi yıldırmadı. Fiji Havayolları ile Nadi, Fiji’den Tarawa’ya uçabilirsiniz. Üstelik sadece 1.600 liraya! İstanbul’dan Fiji’ye ise 26 saatte gidip 42 saatte dönebileceğiniz uçak bileti yalnızca 2.750 lira! Ama Fiji - Tarawa hattı 3 saatçik, içiniz rahat olsun o konuda. Kısaca, bu cennet köşesini yok olmadan görmek için 4500 liraya yakın bilet harcamasına ve bolca zamana ihtiyacınız var. Birisi bana bileti verip git dese dakika düşünmem, öyle diyeyim. Yalnız eklemeden geçmeyeyim, Kiribati de bizden vize istiyor ve vizenin nereden alındığını tam bilmiyorum. Hamburg ve İngiltere'de konsolosluğu olduğuna dair duyumlar aldım, işte yola çıkmışken oraları da görürüz.

Kaynak: Wikipedia.de Kiribati Ulusal Havayolları
Bizim ve bizden öncekilerin hataları sonucu varlığı sona ermeye yaklaşan bir ülkeyi ve insanlarını ziyaret ederken ne hissederdik acaba?

Kaynak: NatGeo Line Adaları'ndaki Flint Adası

Dünyanın daha yüksekteki başka bir noktasına görüşene kadar, ciao!

Kaynaklar:
Wikipedia
Wikitravel
http://www.lonelyplanet.com/kiribati
http://www.bbc.co.uk/turkce/haberler/2013/11/131125_kiribati_deniz_seviyesi
http://www.kiribatiholidays.com/
http://www.fijiairways.com/
http://www.garfors.com/2013/01/the-25-least-visited-countries-in-world.html

6 yorum:

  1. Merhaba çok güzel bi yazı olmuş. Bizde bi arkadaşımla gitmeye niyetlendik Avusturyada yaşıyorum ben, reisebüroya sorduk bize en yakın olan Hamburg'dan 3 gün once randevu alıp kendimiz başvurarak alabiliyormusuz vizeyi. Tabi bu birkaç ay önceydi. Prag-Siòfok-Bratislava üçgeninde planladığımızdan daha fazla para harcayınca ileri bir tarihe bıraktık. Bu arada fazla para harcamamizin nedeni Siòfok'un umduğumuzdan çok daha güzel bir yer çıkmasıydı ve biz extra 10 gün daha kaldık orda. Budapeşte'ye gidenlere şiddetle tavsiye ediyorum oraya kadar gitmişken mutlaka gidip görsünler. Haziran sonundan eylül başına kadar, bu zamanların dışında fazla kimse oluyormuş. Ayrica avrupanin genelinin aksine turklere çok sıcak yaklaşıyorlar.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kiribati'yi ıskalayıp Macaristan'da kalmak eğlenceliymiş :) Siòfok'u hiç duymamıştım, o taraflara gidenlere tavsiye edeceğim. Vize bilgisi için de teşekkürler.

      Sil
  2. hüzünlü bir öykü. 1892'den 1979'a kadar ingiliz sömürgesinde kalmış. anladığım şu ki; artık sömürecek birşey kalmayınca da, ülkeyi kaderine terketmiş. o muhteşem doğal miras üzerinde yapılan atom bombası denemelerine ne demeli? yıllık toplam milli geliri de; kıristiyano ronaldo'nun transfer parasına denk geliyormuş, iyi mi? emperyalist ahlaksızın kapasitesi budur işte: çiğne, suyunu yut, posasını tükür!
    her ne kadar vize sorunları olsa da, kucaklaşmak ve vedalaşmak için tüm koşullarımı zorlayacağım. yazı için teşekkürler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Beğenmenize sevindim, bu dağınık adalarda gerçekten de büyük dersler var insanlık için ama işte, battı gidiyor. Umarım hepimiz bir gün görebiliriz Kiribati'yi.

      Sil
  3. Adayı rast gele google eartta gördüm görünümü muhteşem araştırdım bu yazıyı buldum :) belli mi olur belki oralara gideriz bir gün ..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Neden olmasın, hayallerimiz o yönde :)

      Sil